hayalperest
Co-Admin
Rep Puanı : 1500
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 8959
Konu Sayisi: 1440
Uyari Puani:  %0
|
 |
« : 03 Temmuz 2006, 14:07:26 » |
|
Bir gezginin yolu günün birinde bir bahçeye varmis. O bahçede yalniz gül yetisirmis. Birbirinden narin ve zarif güller. O güller kadar zarif ve latif bir hatun kapi önünde duruyormus.
GEZGIN hatuna hayranlik ve saygi ile yaklasip kendisini takdim etmis. Ve hatundan adini bagislamasini istemis. HATUN: Bana SEVGI derler. GEZGIN: Sevgi hatun burada yalniz mi oturuyorsunuz? SEVGI: hayir esimle beraber oturuyoruz. Ona ILIM derler. Su anda bahçede çalisiyor. Bikmaz yorulmaz bir kisidir. GEZGIN: Bahçeyi dolasmama izin var mi? SEVGI: Hay hay... Lütfen ayakkabilarinizi çikarin da SAYGI dedigimiz su mesleri giyiniz.
Onlar öylece konusurken ILIM çikagelmis. Bahçeyi birlikte dolasmaya baslamislar. SEVGI önde, ILIM ve GEZGIN arkada yürüyorlarmis... Her gülün bir adi varmis. MUTLULUK, HOSGÖRÜ, SABIR, KANAAT, ADALET, IRADE, SEFKAT, MERHAMET, AKIL, HIKMET, KUDRET, SAMIMIYET, TEVAZU, FAZILET ve........
Bu kadar çesitte ve bu kadar yogunlukta güzellik, bu kadar bakim ve özen, böylesine bir düzen karsisinda heyecanlanan ve hayrete düsen gezgin bahçivan ILIM efendiye sormus: GEZGIN: Siz hangi gülün hangi isimde oldugunu bazen karistiriyor musunuz? ILIM: Bazen sasirdigim oluyorsa da SEVGI hemen yardimima kosuyor, bana dogru ismi hatirlatiyor. GEZGIN: Güllerin erip eristigi bu topragin bir özelligi var mi? ILIM: Özelligi olup olmadigini bilmiyorum. Bu topragi bize VEFA adinda bir dostumuz getirir. VEFA dostumuzun dedigine göre, örnegin; MERHAMETLI bir insan görünce, ondan olusan topragi bize getirir, biz de onu MERHAMET gülünün altina serpiveririz veya SEFKATLI bir insan görünce ondan olusan topragi bize getirir, biz de o topragi SEFKAT gülünün altina sereriz ve bu böyle devam edip gider.
GEZGIN: Güller arasinda asi yapiliyor mu? ILIM: Elbette HAYAL gülüne GERÇEK'i asiladik; ÜMIT gülü olustu. IMAN gülüne HIZMET'i asiladik; TESLIMIYET gülü olustu. HIKMET gülüne AKIL 'i asiladik; IRADE gülü olustu. Bu asilari sürekli yapmak zorundayiz. Örnegin; o muhtesem ADALET gülüne KUDRET gülünü asilamazsak, ADALET hemen sararip soluyor, âciz kaliyor. KUDRET gülüne ADALET'i asilamazsak, KUDRET gülünün topraginda ZULÜM böcekleri üreyiveriyor. GEZGIN: Bu asilari siz mi yapiyorsunuz? ILIM: Çelikleri ben hazirliyorum ama asiyi koyup kovusturan esim SEVGI'dir. O ilham kalemini eline alir, asilanacak varligin AKIL perdesini yumusak yumusak aralar, böylece o varligin gönlüne ulasir, oraya asi çeligini bir güzel yerlestirir. Sonra da olusan bütün kader sicimi ile tatli tatli sarar. Ben de bütün bu isleri, bu asamalari her seferinde ayni dolgun zevk ve heyecan içinde seyrederim. Sanki o anda Rabbim yanimizdaymis gibi...
GEZGIN: Tercih ettiginiz güller var mi? ILIM: Aslinda yok. Fakat esim SEVGI, HOSGÖRÜ için; "O benim bes duyumdur." der. SAMIMIYET için; "O benim AHLAKIMDIR." der. TEVAZU için; "O benim EDEBIM'dir." der, ama ÜMIT'e fazlaca düskün galiba... Zira ÜMIT için; "O benim kanimdir." der durur...
Birkaç gün sonra gezginimiz bir kasabaya varmis... Bir kahvehaneye girmis. Burasi oldukça tenha imis. Kuytu bir kösede bir kisi oturuyor ve çay içiyormus... Gezginimiz bu zata yaklasmis, yanina oturmus, kendisini takdim etmis, adini bagislamasini dilemis....
O zat demis ki: "Bana ÂDEM derler." Gezginimiz basindan geçenleri; gül bahçesini, iki soylu bahçivani, konusmalari anlatmis. Âdem dinlemis.
Sonunda demis ki: "O bahçeye, INSANLIGIN KEMAL BAHÇESI derler."
|