Kirlenmek Değil Paylaşmak Güzeldir. Forumin.net
22 Kasım 2008, 11:02:31 *
Hoşgeldiniz %1$s. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
EkleBunu Sosyal Paylasim Butonu
Duyurular:
Kirlenmek Değil Paylaşmak Güzeldir..

HoŞGELDiNiZ

 

Temiz bir Türkçe yapmış olduğumuz çalışmalarda mesajlarınızın neden? , ne için ? sebepsiz ve sualsiz değiştiğinizi merak ediyorsanız bilinki Türkçe'yi yanlış kullanmış olabilirsiniz.

Konu Bilgileri Kisayollar
Konu Basligi A.R.O.G’UN KADROSUNDA SON AMATÖR: NİL...
Cevaplar 10
Sonraki Sonraki Konu
Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme 206
Önceki Önceki Konu

Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: A.R.O.G’UN KADROSUNDA SON AMATÖR: NİL...  (Okunma Sayısı 206 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
NEFRET
Admin

*

Rep Puanı : 6900


Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5753

Konu Sayisi: 1077

Can üzüLür buna Taş degiL..

admin@forumin.net
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta

Uyari Puani:
%0
« : 24 Mart 2008, 18:28:02 »

Cem Yılmaz, Ali Taner Baltacı ile birlikte çekecekleri 'A.R.O.G.' filmiyle ilgili son gelişmeleri, 'Bildiğin Gibi Değil' programında anlattı. Ali Saydam ve Şirin Sever'in Sky Türk'teki programlarının ilk konuğu olan Yılmaz; yeni filminin kadrosuna şarkıcı Nil Karaibrahimgil'i de kattıklarını açıkladı. "Şu ana kadar seyircinin bilmediği bazı isimler var; ben de gazetelerde okuyorum" diye espri yapan Cem Yılmaz, 'A.R.O.G' için saçlarını uzattığını belirterek, anlattı:

HASAN KAÇAN VE ZAFER ALGÖZ



* Oyuncu kadrosunda ben varım, Özge Özberk, Özkan Uğur, Ozan Güven var. 'Kamuran' ayrıldı, başka bir dünyaya geçti. Filmin, insanların beklentilerini karşılayacağına inanıyorum. Kadroda Zafer Algöz, Nil Karaibrahimgil ve Hasan Kaçan gibi bir-iki kıymetli arkadaşım daha var.

* Bir aksilik çıkmazsa yani başrol oyuncusu değişmezse, kadromuza inancım sağlam. Dikkat ederseniz, içlerinde bir-iki tane gerçek aktör var. Diğerleri benim gibi bu işi aşkla bağlanmış amatörler...

RİSKLİ AMA HOŞ BİR KADRO



* Amatörlerle olmayı seviyoruz. Bu saydığım isimlerin artistik yanlarının kuvvetli olduğunu düşünüyorum. Bir kimya ve elektrik meselesi olduğuna inanıyorum. Riskli ama biraraya gelmesi hoş bir kadro.

* Riskli çünkü hepimiz heyecanlı insanlarız. Bu iş bir heyecan ve işe asılma getirecek. Dolayısıyla var olan herkesin bildiği, hatta başka alanlarda artistik diyebileceğimiz kabiliyetini başka şeyle harmanlıyoruz. Filmin bir coşkusu olacak.

Logged

NEFRET
Admin

*

Rep Puanı : 6900


Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5753

Konu Sayisi: 1077

Can üzüLür buna Taş degiL..

admin@forumin.net
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta

Uyari Puani:
%0
« Yanıtla #1 : 24 Mart 2008, 18:41:19 »

BİR EFSANENİN SESSİZ VEDASI...


Sezon başında, futbola başladığı Fatih Karagümrük'e dönen Oktay, bu takımda kısa süre oynadıktan sonra futbolu bıraktı.
 
Trabzonspor, Beşiktaş, Siirt, Gaziantepspor, Fenerbahçe, Samsunspor, Akçaabat Sebatspor, Sakaryaspor, Diyarbakırspor, İstanbulspor, Yalovaspor, Fatih Karagümrük, İspanya'nın Las Palmas, Almanya'nın Nürnberg ve Azerbaycan'ın Hazar Lankeran takımlarında forma giyen Oktay, jübile yapmayacağını kaydetti.
 
"Şimdi jübile yapan yok gibi, ama insan tabii ki hatırlanmak ister" diyen Oktay, yaklaşık "15 yıl hizmet verdim Türk futboluna. Jübile yapmadığım için kimseye kırgın değilim. Artık antrenör olarak yoluma devam edeceğim" dedi.
 
En parlak yıllarını Beşiktaş'ta yaşayan Oktay, "iyi bir kariyerim var. Bunun ekmeğini jübilede değil de teknik direktörlük kısmında yiyeceğimize, insanların bize güvenip takım teslim edeceklerine inanıyorum" diye konuştu.
 
Türk milli takımı formasıyla Belçika'ya attığı gol hala unutulmayan Oktay, önümüzdeki sezon çok üst seviyede bir takımın yardımcı antrenörü olarak çalışmayı veya tek başına Süper Lig'de görev yapmayı hedeflediğini kaydetti.
 
Futbolu güzelleştirmeye çalışan antrenörlerin çoğalması gerektiğini ifade eden Oktay, Türk antrenörlerden Ertuğrul Sağlam, Bülent Uygun ve Abdullah Avcı'yı başarılı bulduğunu söyledi.
 
"Yabancılardan ise Zico'yu çok beğeniyorum" diyen Oktay, "Zico mantalite olarak çok iyi. Dışardan baktığımda çok iyi bir teknik direktör. Ancak benim için Mustafa Denizli'nin çok özel bir yeri var. İdolüm Mustafa Denizli" dedi.

"BEŞİKTAŞ'IN YAŞAYAN EFSANESİYİM"

Futbol yaşamının büyük bölümünü kapsayan Beşiktaş, Fenerbahçe ve Trabzonspor'da başarılı olduğunu anlatan Oktay, "Beşiktaş'ın benim için önemli bir yeri var. Beşiktaş'ta yıldız oldum, bir takım yerlere geldim ve milli takıma seçildim" dedi.

14 golle Beşiktaş'ın Avrupa kupalarındaki en golcü ismi olan Oktay, siyah-beyazlı takımda çok önemli şeyler yaptığını kaydederek şunları söyledi:

"Beşiktaş'ın hala Avrupa'da en çok gol atan futbolcusuyum. Şu an yaşayan efsanesi gibi bir pozisyondayım. Beşiktaş forması altında en çok milli takımda gol atan oyuncu benim. Beşiktaş'ta daha uzun yıllar oynamalıydım. Sonuçta kimse zorla Beşiktaş'tan kovmadı. Kendi isteğimle hatalı karar vererek ayrıldım, ama keşke ayrılmasaydım."

Oktay Derelioğlu, Fenerbahçe'de oynadığı dönemden de çok memnun olduğunu ifade ederek, "Fenerbahçe'de ilk sezonda iyiydim. İkinci sezonda sakatlıktan sonra toparlayamadım ve ayrılmak zorunda kaldım" dedi.

Trabzonspor'un durumuna çok üzüldüğünü belirten Oktay, "Trabzonspor benim döneminde dördüncü büyüktü. Şu anda sıradan Anadolu takımına eşdeğer, belki daha aşağı pozisyonda. Trabzonspor'u seviyorum ve daha iyi yerlere gelmesini istiyorum" dedi.

"BELÇİKA'YA ATTIĞIM GOL İLE HATIRLANACAĞIM"


Oktay Derelioğlu, milli takımda Belçika'ya yedi kişiyi çalımlayarak attığı gol sayesinde yıllar sonra da hatırlanacağını söyledi.
 
"Şu anda 7 yaşındaki çocuklar bile o gol sayesinde beni tanıyor" diyen Oktay, "O gol 100 yılın golü seçildi. Herhalde o golü, beni kimse unutmasın diye Allah bana nasip etti. Çünkü o gol 20-30 sene sonra bile beni hala gündemde tutacak. İnsanlar o golü her zaman izleyecek. Çünkü öyle bir gol atmak dünyada çok az insana nasip olur" şeklinde konuştu.




"KEŞKE LAS PALMAS'TA KALSAYDIM"



Oktay Derelioğlu'nun futbol kariyerinde keşke dediği bir de Las Palmas macerası var. İspanya'da kalmamakla hata yaptığını anlatan Oktay sözlerini şöyle tamamladı:

"Keşke Las Palmas'ta kalsaydım, dönmekle hata ettim. Orada maddi açılardan anlaşamama durumu oldu, o yüzden döndüm. Orada daha iyi bir kariyere sahip olabilirdim. Çünkü kaliteli iyi futbolcu İspanya'da çok sivrilebilir. Orada futbolu güzelleştirmeye yönelik oyun var.
 
"Şimdi Nihat orada çok başarılı, ama aynı performansını Türkiye'de gösteremiyordu. Orada sahaya çıkan iki takım da futbol oynamaya çalışıyor. O yüzden Nihat ön plana çıkıyor. Bizim ligimiz çok zor, oynatmamak için oynuyorlar.

"Almanya'da ise Nürnberg'de ortamdan memnun kalmadığım için kısa sürede ayrıldım. Azerbaycan'da gol kralı oldum, yılın futbolcusu seçildim, ama Türkiye'de unutulmuştum, ikinci ligde takım  bulabildim."


İşte Oktay'ın Belçika'ya attığı muhteşem gol...


[html]<div><object width="420" height="336"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x325ty&v3=1&related=1"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowScriptAccess" value="always"></param><embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x325ty&v3=1&related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="420" height="336" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always"></embed></object><br /><b><a href="http://www.dailymotion.com/video/x325ty_19970430-turkey-vs-belgium-13-34-ok">1997.04.30 Turkey vs Belgium 1:3 (34 Oktay)</a></b><br /><i>Uploaded by <a href="http://www.dailymotion.com/videosoccercom">videosoccercom</a></i></div>[htm]
Logged

NEFRET
Admin

*

Rep Puanı : 6900


Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5753

Konu Sayisi: 1077

Can üzüLür buna Taş degiL..

admin@forumin.net
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta

Uyari Puani:
%0
« Yanıtla #2 : 24 Mart 2008, 23:01:54 »

Gecenin miskinliğine inat, hop hop hoplatan... Zıp zıplatan... Ritmik... Dinamik... Enerjik.... Tüm frekanslarda bulduğunuz bulabileceğiniz en manyak programdır Matrax...
Bornoz kuşağını sıkı sıkıya bağlamayanların programıdır Matrax...
Kaymaklı bisküvinin, kaymağını yalayıp yutan... Geriye kalan dairesel bisküvi parçalarını kenara itenlerin programıdır Matrax...
Hazır çorbalar her ne kadar, orijinaliyle aynı lezzette diye babalansa da bunu yutmayacak zeka seviyesindekilerin programıdır Matrax...
Karanlık gecelerin parlak ışığıdır...
Dışardan her türlü yiyecek getirmenin serbest olduğu tek programdır...
Cilloptur...
Kuruyemişçilerin, dükkan önündeki küçük metal alette kavurduğu leblebi kokusunun etrafa yayılmasından keyif alan, keyif almakla yetinmeyip, kuruyemişçiye girip 150 gram sarı leblebi alarak, bu müteşebbis uyanıklığa yenik düşenlerin programıdır Matrax...
Türkiye radyolarında ilkleri gerçekleştiren programdır...
Uygulama vardır... Deney vardır...
Norveç'in meşhur yemeği diye canlı yayında dinleyicilerine "Ostorogospuralatif SLX" yaptırmıştır... Norveç Konsolosluğu ciddiye alıp, böyle bir yemek yoktur diye mesaj geçmiştir...
Doğal deodorant, sosyal demokrat usulü cacık, Nijerya usulü kahve, sincap melemeni, acıyı bal eyleme sıvısı, sahtekar çemen programda; telefonda dinleyicilere uygulattırılmış bazı atraksiyonlardır..
Her biri canlı yayında gıda edilmiştir... Dinleyiciler bu lezzetleri çok tutmuştur...
Gecenin bir yarısı mikser, mutfak robotu, rendelenen turp, saç kurutma makinesi, cızırdayan yağ, matkap, elektrik süpürgesi ve benzeri sesler kaplar her yeri...
Tüm bunlar Matrax'ın "atraksiyon" bölümünün doğal sonucudur...
Bazı geceler geleneksel "Matrax, sifonumu sana pöykürtüyorum, en kudretli benim sifonumdur"yarışması düzenlenir...
Canlı yayında zayıflamak uğruna sandalyenin üzerine sağ ayakla 50, sol ayakla 50 defa çıkıp, nefes nefese kalan dinleyiciye ancak Matrax'ta rastlayabilirsiniz...
Bulunulan mekanda 3 kişi veya üzeri kalabalık varsa,"Grup Guttirik" olarak yayına dahil olup; şarkı,türkü çığırmak,bu programın kendisine has özelliklerinden biridir...
Her gece farklı bir konu işlenir... Hacmi şuncazcık olan,incir çekirdeği doldurulmaya çalışılır...
Dileyen dinleyici Matrax ve ekibine "Konu dediğiniz ne ola ki,ben öyle bir konu belirledim ki, sizin konunuz benimkinin yanında tırt" deme hakkına sahiptir...
Program kriterlerine uymayan dinleyicinin gözünün yaşına bakılmaz.... Kriterler programın en başında hatırlatılır... Herkesin yayına katılması istenmez... İncir çekirdeğinin hacmine katkı sağlamak esastır...
Matrax'ta istek şarkı çalınmaz... Halaya, dayıya, görümceye, kaynataya,yan komşuya,üst komşuya,arkadaşa, sevgiliye,eşe, dosta,arkadaşa selam gönderilmez... Bu taleplerle gelenden haz edilmez...
Programın en can alıcı noktalarından bir tanesi de bazı ifadeleri jargonlaştırıp, piyasaya armağan etmesidir... Dillere pelesenk olur... Diğer radyolarda, dizilerde,show programlarında kullanılır... Bu da Matrax ekibinin kulağına gelirse çıngar çıkarılır...
Tüm bunlar iyidir hoştur da... Matrax'ın her bir şeyi Zeki Kayahan Coşkun'un tek ricası, kural despotluğunda sunulur: Matrax'ı yatağın içinde, yorganın altında dinlemek yasak!!!
Bu kurala uymayanların yatağının uzun, yorganını kısa gelmesi için program boyunca beddua edilir... Vesvese yapılır, nefesi kuvvetli hocalara, üfürükçülere gidilir gerekirse...
Çünkü;Zeki Kayahan Coşkun,3 saat boyunca oturmadan program yapmaktadır... Dinleyicilerin de "aman şöyle uzanayım n'olcak, çekeyim üstüme de yorganımı" rahatlığına ayar olur... Dinlerken uyuyan dinleyici bir daha iflah olmaz...O gün içinde, cin yavrusuna döner... Yarinden ayrı düşer...Dişi apse yapar...vs... Bundan mütevellit, yatağın içinde yorganın altında dinlenmemesi sık sık salık verilir...Çok canlar yanmıştır... Komodini ortadan ikiye çatlayan, davlumbaz fırını gecenin bir yarısı saldırıya geçen, gece lambasının sapı kopan, avizesi tangaya dönen çok dinleyici olmuştur...Ama tangası avize olana rastlanmamıştır henüz... Eee biraz zor tabii...Hacim dar...
Paylaşım programda da bitmez... Matrax dinleyicileri gün boyunca www.zekirdek.com adresinde buluşur... Sitenin binlerce üyesi "yarın değil, şimdi haberiniz olsun"sloganıyla çalışan sitede habere doyar... Köşe yazarlarını sömürür...Forum sayfalarında tartışır...Chatini yapar gerekirse... Duş almak isteyenin sırtı ovalanır... Böylesine kadirşinas insanlardan oluşur Matrax ekibi...
Ve her gece program "her sözün dudaklarda gülüş, her gülüşün düş" olacağı şekilde kapanır...


matrax   zeki kayahan çoşkun'un sunumuyla hafta içi hergün saat: 22:30-02:00 arasında alemfm'de
Logged

aşk_meleği
Forum Ustasi
*******

Rep Puanı : 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2779

Konu Sayisi: 211

ODAMIN HAYALETİSİN SESSİZLİĞİNE AŞIĞIM....


Üyelik Bilgileri

Uyari Puani:
%0
« Yanıtla #3 : 25 Mart 2008, 16:51:45 »



Onunla iyi vakit geçiriyor, onu çekici buluyor ve ona aşık olduğunuzu söylüyorsunuz. Peki hissettiğiniz gerçekten de aşk mı acaba? 
 • İkiniz de iyi vakit geçirmek için etrafınızda insanlara mı ihtiyaç duyuyorsunuz? Eğer öyleyse, bu aşk değildir.

• Ona bir insan gibi mi yoksa bir eşya gibi mi davranıyorsunuz? Eğer onunla dışarı çıkmanızın nedeni güzel görünmesi ya da sinema biletinin olmasıysa bu aşk değildir.

• Bütün akşamı onunla baş başa geçirdiğiniz zaman öpüşmüyor, birbirinize dokunmuyor musunuz.....Evet cevabı, bunun aşk olmadığı anlamına gelir.

• Sürekli kavga ediyor, kıskançlık yapıyor, birbirinizi çok fazla incitiyorsanız, sürekli birbirinize sataşıyor ve eleştiriyorsanız dikkatli olmakta fayda var, çünkü bu yaşadığınız aşk olmayabilir.

• Hala başkalarıyla görüşmeyi ya da gizlice buluşmayı mı düşünüyorsunuz? Eğer cevabınız evetse siz aşık değilsiniz.

• Tamamen açık ve dürüst müsünüz? Biriniz ya da ikiniz birden bencil ve içtenlikten yoksunsanız ya da duygularınızı açıklayamıyorsanız dikkatli olun.

Gerçekçi misiniz?

Gelecekle ilgili olası problemleri itiraf etmelisiniz. Başkaları (aileleriniz dışında) sizin hala birlikte olmanıza şaşırdıklarını, çok farklı olduğunuzu, seçimlerinizden emin olmadıklarını söylüyorlarsa bu ilişkiyi gözden geçirmek iyi olacaktır.

• Biriniz ya da ikiniz birden verici olmaktan çok alıcı mısınız? Eğer cevabınız evetse, bu durumdan şu anda ne kadar hoşnut olduğunuzun önemi yok, muhtemelen bu sona erecek.

• Partnerinizin artık hayatınızın bir parçası olmaya başladığını mı düşünüyorsunuz? Cevabınız evetse, güzel bir rüyadasınız demektir. Bu aşkın en önemli belirtilerinden biridir.
 
:askim: :askim:
Logged
_BaL_
Co-Admin
*

Rep Puanı : 2442
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2823

Konu Sayisi: 454

RoNeSanssS


Üyelik Bilgileri E-Posta

Uyari Puani:
%10
« Yanıtla #4 : 25 Mart 2008, 18:35:51 »

İnSANLARIN iNandİRICI OLMAKTA KULLANDIĞI cümLEye GöRE kİŞİLİKLERİNden ipUCu EDinME
İnsanlarin inandırıcı olmakta kullandığı cümleye göre, kişiliklerinden ipucu edinme..



vallayi dabrukaya gerileyimde vurulaa vurula delineyim be ablam be, gecligimi yasamak nasib olmaya ya [cingene]



alllllah canimi alsin, surdan suraya gitmek nasip olmasin ki [mahalle guzeli]



alllah belami versin, anam avradim olsun abi, yeminle abi, abi? [l sayisina oranla delikanli]



iki gozum onume aksin ki ben yapmadim [ilkokul cocugu]



cennet yuzu gormeyeyim [kofti imam]



cocugumu keserim [gecekondu sahibi]



bana da ahmet demesinler [mehmet]



(u.. yasak kelime) şerefsizim be bu borcumu ödemezsem [şerefsiz]



bak yalansa dünya alem şeyetsin. [motor] yada [Nonoş]



allah kur'an çarpsın ki [abdestsiz namaz kılıcı]



gelmişini geçmişini... [tarihçi profesör]



ölümü öp bak [nekrofili]



anam babam ölsün ki.... [Hain Evlat Ökkeş]



davul olayım e mi [zurna]



kutuplara düşeyim bak [bedevi, bahtsız olamayanı]



klavyem parçalansın ki... [yazılımcı]



yalanım varsa şeyetsinle [hayat kadını]



yalan söylüyosam zincirleme kaza yapiim [demir bükey]



microsoft batsın ki... [bill gates]



erkek olayım ki... [duygu asena]



tepegözüm önüme aksın ki ya valla bak!.. [cyclops]



ekmek kuran carpsin [din dersinden cikmis ilkokul cocugu]



şerefsizim bah..[kro]



yeminle [duzenbaz]


şerefsizim yeminle laflarını okuyunca aklıma eski ders. matçı geldi adam dersi şerefsizim diyerek anlatırdı aynen şöyle

çok affedersin x+y .... ya da
x+y şerefsizim 2
Logged

_BaL_
Co-Admin
*

Rep Puanı : 2442
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2823

Konu Sayisi: 454

RoNeSanssS


Üyelik Bilgileri E-Posta

Uyari Puani:
%10
« Yanıtla #5 : 01 Nisan 2008, 21:47:14 »

Bu soru, 'insanlar konuşurlarken niçin laflarının arasında bazı sesler çıkartırlar' ve 'ağır ağır konuşan insanlar laflarının arasında niçin -ııı-, -eee- derler' şeklinde ikiye ayrılabilir.

Birinci sorunun cevabı, sırasını yani sözü karşısındakine kaptırmamak veya sözlerinin bittiği görüntüsünü vermek istememek olabilir. İnsanlar karşılıklı konuşurlarken birbirlerini dinler gibi görünürler ama o sırada kafalarında söyleyeceklerini tasarlarlar. Onları bir an önce ifade edebilmek için sabırsızlanırlar. Karşısındakinin konuşmasını kesmeyecek olgunluktaysalar bir anlık susmasından istifade ederek söze girerler.

İnsanlar seslerinin kesildiği bir anlık soluklanma sırasında karşılarındaki sözlerinin bittiğini sanmasın diye bu boşlukları 'ııı', 'eee' diye sesler çıkararak doldururlar. Böylece karşıya devam edeceklerinin mesajını verirler. Yani oturduğu koltuğu kaptırmamak için üstünden kalkmamak gibi bir şey.

Bu genellikle yavaş tempoda konuşanların başvurdukları bir taktiktir ama zamanla alışkanlık haline gelir, 'ııı'sız, 'eee'siz konuşamazlar, kendileri de bundan rahatsız olmazlar.
Anlatımı kuvvetlendiren açıklamalarİnsanlar sözleri kesilmesin diye başka anlamsız kelime ve cümleler de kullanırlar, taktikler uygularlar. Örneğin konuşmasına 'çok ilginçtir ki' şeklinde başlayan biri anlatacaklarının çok ilginç olacağını baştan belirterek, sonuna kadar dinlemesi için karşısındakini etkilemeye çalışır. Genellikle de sözlerinden ilginç bir şey çıkmaz.

Konuşma arası boşlukların niçin 'zzz' veya 'uuu' gibi seslerle değil de 'm' ve 'eee' gibi seslerle doldurulduğu sorusunun cevabı ise fonetik biliminin sahasına giriyor, 'ııı', leee' sesleri sesli harflerden oluştukları için istenildiği kadar uzatılabilirler, dudağı, dili ve dişleri oynatmadan rahatça çıkarılabilirler. Herhangi bir kelimenin ilk harfiymiş gibi yanlış anlamaya sebep vermezler. Ağız söyleyeceği ilk kelimeye hazır şekilde en uygun konumunu muhafaza eder.

Konuşma boşluklarında çıkarılan sesler kültürlere göre de farklılık gösterirler. Çoğunluk 'm', 'eee' derken İngilizce konuşanlar 'um', 'er', Çinliler ise 'zhege, zhege' diyorlar.
Logged

Haber Botu
Adminin Çırağı
***

Rep Puanı : 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 336

Konu Sayisi: 339

Haberler Burçlar Programlar Benden Sorulur :)


Üyelik Bilgileri E-Posta

Uyari Puani:
%0
« Yanıtla #6 : 08 Nisan 2008, 16:39:47 »

8 Apr 2008

Bir otobüs firmasının emanet bölümüne bırakılan çantada TNT kalıpları, 5 el bombası, 3 silah ve 75 adet kalaşnikof mermisi bulundu.İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, 'Paket içinde el bombaları ve mermi çıktı. Çalışmalarımız devam ediyor' dedi.

Devamini Oku

Logged

ELv!S ve NEFRET abi beni programladılar. Ben bu siteye otomatik programlar haberler burçlar ekliyeceğim. Yakdınız beni uleyn Sad

http://www.forumin.net/profiles/haber_botu-u15431.html
_BaL_
Co-Admin
*

Rep Puanı : 2442
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2823

Konu Sayisi: 454

RoNeSanssS


Üyelik Bilgileri E-Posta

Uyari Puani:
%10
« Yanıtla #7 : 13 Nisan 2008, 19:30:30 »

Logged

12parmakbağırsağı
Sweet member
*

Rep Puanı : 2
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 2830

Konu Sayisi: 408


Üyelik Bilgileri

Uyari Puani:
%0
« Yanıtla #8 : 20 Nisan 2008, 19:00:59 »

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister.
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Ulur aya karşı kirli çakallar,
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.
Mona Rosa bugün bende bir hal var.
Yağmur iri iri düşer toprağa,
Ulur aya karşı kirli çakallar.

Açma pencereni perdeleri çek,
Mona Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek.
Anla Mona Rosa ben bir deliyim.
Açma pencereni perdeleri çek.

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi,
Bende çıkar güneş aydınlığına.
Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi.
Seni hatırlatır her zaman bana.
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
Işıksız ruhumu sallar da durur.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi.
Ellerinden belli olur bir kadın,
Denizin dibinde geziyor gibi.
Ellerin, ellerin ve parmakların.

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.

Akşamları gelir incir kuşları,
Konarlar bahçemin incirlerine.
Kiminin rengi ak kiminin sarı.
Ah beni vursalar bir kuş yerine.
Akşamları gelir incir kuşları.

Ki ben Mona Rosa bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
Hayatla doldurur bu boş yelkeni.
O masum bakışların su kenarında.
Ki ben Mona Rosa bulurum seni.

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza.
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Artık inan bana muhacir kızı,
Dinle ve kabul et itirafımı.
Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı
Alev alev sardı her tarafımı.
Artık inan bana muhacir kızı.

Yağmurdan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.
Yağmurdan sonra büyürmüş başak.

Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kuş tüyüne.
Bir tüy ki can verir gülümsesen,
Bir tüy ki kapalı geceye güne.
Altın bilezikler o kokulu ten.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister,
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller. 




Sezai KARAKOÇ


Logged
sehzade
Forum Kıdemlısı
*****

Rep Puanı : 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1276

Konu Sayisi: 362


Üyelik Bilgileri

Uyari Puani:
%0
« Yanıtla #9 : 12 Mayıs 2008, 19:05:17 »

Futbol Federasyonu, sakatlığı bulunan Galatasaray'ın defans oyuncusu Servet Çetin'in durumuna açıklık getirdi! Federasyondan yapılan açıklamada, Servet'in Euro 2008 aday kadrosundan çıkarılmadığı belirtildi

Futbol Federasyonu, sakatlığı bulunan Galatasaraylı futbolcu Servet Çetin'in (A) Milli Futbol Takımı'nın 13. Avrupa Şampiyonası finalleri aday kadrosundan çıkarılmadığını, aynı takımdan Emre Güngör'ün aday kadroya 27. oyuncu olarak davet edildiğini açıkladı.

Federasyon, yanlış bilgilendirmeden kaynaklanan duruma açıklık getirerek, kasığındaki sakatlığı nedeniyle iyileşmesinin yaklaşık 3 haftayı bulabileceği açıklanan Servet'in aday kadroda olacağını, takım arkadaşı Emre Güngör'ün ise aday kadroya ilave edildiğini duyurdu
Logged
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: