Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Titanicin Sırrı Neydi ?  (Okunma Sayısı 443 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
time12 Mayıs 2007, 09:11:05 #0
kajmeran_
Forum Kıdemlısı
*****

Rep Puanı : 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 360


İnteam Film upload ekip başkani


Üyelik Bilgileri WWW

Tüm zamanların en ünlü gemisi Titanik, herkes tarafından bir deniz faciası
>nedeniyle tanınır oysa dev yolcu gemisinin ardında inanılmaz bir gizem
>saklı.
>Titanik'in akıl almaz öyküsünü sunarken uyarıyoruz. Bir düşünün, Titanik'i
>batıran
>gerçekten bir buz dağı mıydı?
>
>
>Hiç kimse onun dünyanın en büyük kehanetlerinden birisini yaptığını
>bilmiyordu.
>Hatta kendisinin dahi haberi yoktu. Adı; Morgan Robertson´du, Amerikalıydı,
>1861
>´de doğdu, gençken denizcilik yaptı, sonra ise bir elmas eksperi oldu ve
>New
>
>York´da kuyumculuk yaptı. Sonra Kipling´in bir öyküsünü okudu ve yazar
>olmaya
>karar verdi. İlk öyküsü 25 $´a satıldı, daha sonra yazdığı 10 öyküden ise
>1000 $
>kazandı. Yazmak ona artık kolay ve kazançlı geliyordu. 1897 yılının bir kış
>gecesinde 24.Caddedeki dairesinde yeni bir deniz öyküsü yazmayı planladı.
>Bu
>bir
>uzun öykü olacaktı.
>
>
>
>Hayali "Titan Kazası"
>
>Hayalinde dev bir yolcu gemisi vardı, asla batmayan bir gemi. Bir aşk
>teması
>
>üzerine kurulu olan öykünün kahramanları bu dev gemiye binip, İngiltere´den
>ABD´ye gidiyorlardı ve aşk hikayesi dünyanın en lüks gemisinde sürecekti.
>Ama
>öykünün hayali kahramanları beklenmedik bir sürprizle karşılaşacaklar ve
>bir
>deniz
>kazası batmaz denen gemiyi okyanusun dibine yollanacaktı. Robertson´un
>teması
>buydu, oturup yazmaya başladı ve öyküye iki isim verdi; "Futility"yani
>"Nafile"
>ve "Titan Kazası"... Evet, yanlış okumadınız; Titan... Şimdi beraberce
>Robertson´un romanından bİr bölümü; "Titan"ın batış sahnesini okuyalım.
>
>
>"Gözcü haykırdı; ´buzdağı! Birinci subay, kaptana haber verdi ve derhal
>makine
>dairesine tornistan yani geri git emri verildi. Fakat dev gemi durmuyordu,
>hızını
>kesmesi için zaman lazımdı ve sisler arasında görünen buzdağı yaklaşıyordu.
>Aşağıdan ise orkestranın ve eğlenen insanların sesleri duyuluyordu. Sonra
>buzdağı gemiye ulaştı, bu arada gemi ters çalışan pervanelerin gayretiyle
>yan
>dönmüştü ama yetersizdi ve kaptanla yardımcılarının ç****iz bakışları
>arasında
>buzdağı Titan´ın sancak tarafına çarptı. Darbe hafifti hatta pek
>hissedilmedi,
>kaptan o anda ucuz atlattık diye düşünüyordu. Ama birkaç dakika sonra gemi
>birden yan yattı, buzdağı asıl yarayı su kesiminin altında açmıştı, yara
>öldürücüydü
>çünkü uğursuz buzdağı Titan´ın bordasını jilet gibi keserek, parçalamıştı."
>
>
>
>İnanılmaz kehanet gerçekleşiyor...
>
>Ve Robertson 1898 yılında öyküsünü küçük bir kitap olarak yayınladı. Kitap
>onu
>çok daha sonra ölümsüz yapacaktı, dünyanın en çarpıcı ve en dehşet verici
>kehanetini yazmıştı ama sonuç yayınladığı dönem için aynen kitabın adı
>gibiydi
>yani "Boşyere" Aradan 14 yıl geçti ve başka bir zamanda, başka bir gemi,
>asla
>batmaz denen dünyanın en lüks ve en büyük yolcu gemisi Titanik,
>İngiltere'nin
>Southampton limanından yeni dünyaya doğru denize açıldı. Sonra, 1912
>yılında
>14
>Nisan´ı, 15 Nisan´a bağlayan gecede sisler arasından birden ortaya çıkan
>bir
>
>buzdağı batmaz denen Titanik'in katili olacaktı. Yukarda okuduğunuz
>Robertson´un romanındaki batış sahnesi aynen gerçekleşti. Sadece o kadar
>mı?
>
>Bakın Morgan Robertson Titanik´den 14 yıl önce yazdığı romanında daha
>neleri
>
>bilmişti; Robertson´un romanındaki Titan adlı gemi Southampton limanından
>yola
>çıkıyordu ve 14 yıl sonra Titanik de aynı limandan yola çıktı.
>Romandaki gemi ile, Titanik arasında sadece 4 metre fark vardı. Titan 248
>metre,
>Titanik 252 metreydi.
>
>
>
>Daha da ötesi var;
>
>Robertson´un romanındaki dev Titan, New Foundland yakınında; Kuzey
>Atlantik´
>
>de bir buzdağına çarparak battı ve işte inanılmaz ama gerçek; Talihsiz
>Titanik de
>14 yıl sonra aynı koordinatta, aynen romandaki benzeri gibi bir buzdağına
>çarparak okyanusa gömüldü.
>Ve her iki gemide de; yeterince cankurtan filikası yoktu; Robertson
>romanındaki
>gemide 24 filika bulunduğunu yazıyordu; Titanik´de ise 22 filika vardı ve
>bu
>
>yüzden can kaybı büyük oldu.
>Sonra...Gerçek kazanın sonucunda 1513 yolcu boğularak öldü ve kayboldu.
>Aynen
>14 yıl önceki romanda yazıldığı gibi... Robertson´un romanındaki Titan´da
>ise 1500
>kişi ölüyordu. Her iki gemi de 3000 kişilikti ve Titanik´e 2224 kişi
>binmişti.
>
>Aynı asla batmaz denen gemi,
>
>Aynı yerden aynı yere yolculuk,
>
>Aynı tarihte, aynı yerde kaza,
>
>Aynı buzdağı ve aynı tür batış,
>
>Aynı yolcu ve ölü sayısı,
>
>Hatta iki gemi de batarken orkestranın ilahi çalmasına kadar...
>
>Bir kez daha okuyun ve düşünün...
>
>İki geminin ağırlıkları da çok yakındı. Robertson romanında Titan´ı
>70.000ton
>ağırlığında yazmıştı; Gerçek Titanik ise 66.000 tondu.
>Her iki geminin de üç pervanesi vardı ve her ikisi de 3000'er yolcu
>taşıyorlardı.
>Gerek romandaki hayali Titan´a gerekse de gerçek Titanik´e Avrupa´ nın
>sayılı
>zenginleri ve ünlü aileleri binmişlerdi. Daha sonra Robertson öyküye; gemi
>hızla su
>aldığını. Alarm verildiğini, filikaların indirilerek, önce kadınlar ve
>çocuklar
>bindirildiğini, yardım çağrıları yapılırken, Avrupa´nın en ünlü ve zengin
>ailelerinin
>mensuplarnın birbirlerine ebediyen veda ederken, dev yolcu gemisi Titan'ın
>buzlu
>kutup sularına hızla gömüldüğünü anlatarak devam ediyordu.
>
>Büyük kehanet farkedilmiyor...
>
>
>
>Morgan Robertson başarılı olamadı, kitabı satmadı, daha sonra yazdıkları da
>ilgi görmedi. Bunalıma girerek, bir hastanede psikolojik tedavi gördü.
>Sonra
>yeni biröykü yazdı, bir Fransız dergisinde yayınlanan bu öyküde de,
>denizaltılardan söz ediyor ve periskopu tarif ediyordu. Ama yine ilgi
>görmedi. Başarısız bir yazar olarak, Mart 1915´de bir otel odasında ayakta
>geçirdiği bir kalp kriziyle yaşama veda etti. Asıl inanılmaz olay burada
>çünkü Robertson mart 1915´de öldü. Yani gerçek Titanik´ in batışından üç
>yıl
>sonra...Ve hiç kimse Robertson´la ilgilenmedi, yine kimse farketmedi ve hiç
>kimse onun 14 yıl önce Titanik´i aynen nasıl anlatabildiğini merak etmedi.
>
>Kimse onu anımsamadı, ta ki 1980´lerde inanılmaz olaylarla ilgili
>araştırmalar yapılıncaya kadar... Morgan Robertson;Titanik batmadan 14 yıl
>önce, gemiyle ve kazayla ilgili herşeyi tıpatıp aynen nasıl yazmıştı ?
>Raslantımıydı? O, başarısız bir yazar olarak tarihin karanlıkları arasında
>kayboldu, şimdi ise ruhu hatırlanmanın sevinci içinde olmalı... Kehanet
>sıradan bir iş değil, ve asıl gizem kendi yapısında, ne zaman ve nerede
>ortaya çıkacağı hiç belli olmuyor; oysa gelecekte nelerin olacağı konusunda
>çevremiz sayısız ipucu dolu; yeter ki görmek için çaba gösterelim. Titanik´
>in gizemi burada da bitmiyor. Biri daha var;
>
>"Denizde tehlikede olanlar için dua ediyoruz..."
>
>Kanada, Winnipeg´de Rosedale Metodist Kilisesi´ndeyiz, Rahip Charles Morgan
>bir pazar sabahı erkenden kalkmış, o günkü ayin için hazırlık yapıyordu.
>Okunacak ilahinin numarasını karatahtaya yazdı. Tüm hazırlıklarını
>bitirdikten sonra, ayine kadar biraz uyumak amacıyla odasına çekildi ve
>derin bir uykuya daldı. Birden kendini çok canlı ve etkin bir rüyanın
>içinde
>buldu. Karanlıkların içinde, dev bir kütle vardı, dalgaların sesleri
>duyuluyordu, çanlar çalıyor ve Rahip Morgan´ın çok uzun yıllardır
>işitmediği
>bir ilahi duyuluyordu. Rüya o kadar etkili ve rahatsız ediciydi ki, Morgan
>uyandı, ilahi ve çan sesleri kulağından gitmiyordu. Saatine baktığında,
>fazla zaman geçmemiş olduğunu gördü, rüyanın kötü etkisinden kurtulmaya
>çalışarak yeniden uyumaya çalıştı ve yeniden uykuya daldı. Rüya tekrar
>başladı, ilahi, çan sesleri, karanlık, dalga sesleri ve devrilen dev kara
>kütle. Morgan bu kez, panikle uyandı ve kendini boş kiliseye attı,
>karatahtaya giderek o bir türlü kulaklarından gitmeyen ilahinin numarasını
>yazdı. Ayin saati gelmişti, cemaat toplanıyordu, Rahip Morgan ilahiyi
>başlattı, notalar kilisede çınlarken, aynı anda binlerce mil ötede
>okyanusun
>ortasında aynı ilahi buzlu denizi çınlatmaktaydı; "Duy, Kutsal Baba, Sana
>denizde tehlikede olanlar için dua ediyoruz." İlahi biterken, Rahip
>Morgan´ın gözlerinden yaşlar akıyordu. Aynı günün sonraki saatlerinde,
>Rahip
>ilahiyi okudukları sırada Atlas Okyanusu´nun derinliklerinde büyük dramın
>yaşandığını öğrendi. O gün, 14 Nisan 1912´idi ve Atlantik´in kuzeyindeki
>buzlu sularda Titanik suların içinde yokolmuştu.
>
>Titanik'de bir gariplik var...
>
>Titanik battığında, ünlü İngiliz gazeteci William T. Stead gemide
>bulunuyordu.1892 yılında Stead hikayeler yazarak yaşamını kazanıyordu.
>Gazeteciliğinin yanısıra Stead, ölüm ötesi ve Spiritüaliizm ile yani
>Ruhçuluk'la da ilgileniyor, araştırmalar da bulunuyordu. O yıl yazdığı kısa
>hikayelerden birinin adı neydi biliyormusunuz? "Titanik" ve yine
>Titanik´den
>20 yıl önce...YineTitanik´de olduğu gibi, Stead´ın hikayesindeki Titanik´de
>bir buzdağına çarparak batıyordu. Ve Stead´ın yazdığı hikayede, Stead
>kendisini kazadan kurtulan biri olarak anlatıyordu. Ve; 20 yıl sonra gerçek
>Titanik batarken, o buzlu ve soğuk denize gömülenlerden birisi Stead´ ın
>gerçekten kendisiydi. Ama; sonu romandaki gibi olmadı çünkü
>kurtulamayacaktı. Zira bu roman gerçekti ve başka bir romancı tarafından
>yazılmıştı. O anda Stead ne düşünmüştü? 20 yıl önce yazdığı hikayeyi
>düşünüp, kurtulacağına inanıyormuydu? Bunu asla bilemiyeceğiz...
>
>Biri daha var. Ama çok daha sonra; 1935´ de... William Reeves adlı bir
>denizci bu; İngiltere´den Kanada´ya giden "Titanian" adlı kömür yüklü
>buharlı gemi; soğuk bir Nisan gecesinde Kuzey Atlantik´de seyrediyordu.
>Bütün denizcilerin ezbere bildikleri o uğursuz yere; Titanik´in battığı
>noktaya varmışlardı. Reeves, güverteden denize bakarak yıllar öncesindeki
>olayları düşlüyordu. Ve o gün Reeves ´in doğum günüydü, olabilir ama
>Reeves´
>in doğduğu tarih çok önemliydi, çünkü Reeves 14 Nisan 1912´ de doğmuştu.
>Yani Titanik´in battığı günde. İşte tam o günde; Titanik´in battığı günde
>Reeves doğum gününü; Titanik´ in battığı yerde kutluyordu. Ve birşey
>oldu...
>Reeves birden, suların kaynaştığını ve dev bir buzdağının geminin yolu
>üzerinde belirdiğini gördü. Tam o anda da, köprüden alarm verildi. Uzaklık
>yeterliydi. Mürettebat gemiyi zamanında durdurdu, buzdağının yanından
>geçeceklerdi ama olmadı... Çünkü bir saat içinde çevreleri; yüzlerce buz
>kütlesi tarafından sarıldı. Artık hareket etmelerine imkan yoktu. Reeves ve
>arkadaşlarının içinde bulundukları Titania adlı gemiyi, ancak 9 gün sonra
>yetişen buz kırma gemileri kurtardılar. Neden? Buzdağları o korkunç gecenin
>yıldönümünde, bir grup denizcinin orada bulunmasını mı istemişlerdi ?
>
>Evet... İnanılmaz ama gerçek zira Titanik´ in gizemi şaşırtıcı. Titanik
>şimdi okyanusun derinliklerinde uyuyor sadece bir kez ziyaret edildi. 1
>Eylül 1985´de Amerikalı ve Fransız uzmanlardan kurulu bir sualtı ekibi onu
>buldu ve görüntüledi. Morgan Robertson; Titanik batmadan 14 yıl önce,
>gemiyle ve kazayla ilgili herşeyi tıpatıp aynen nasıl yazmıştı,
>raslantımıydı? William T. Stead 20 yıl sonra içinde öleceği geminin adını
>ve
>kendisinin de içinde bulunduğu öyküsünü, hangi raslantı sonucunda yazmıştı?
>Titania adlı gemiyle, Titanik´in battığı günde doğan ve doğum gününde
>Titanik´in battığı yerde bulunan Reeves´ in buzdağları tarafından 9 gün
>hapsedilmesi de raslantımıydı? Düşünür Voltaİre diyor ki; "Belki de
>raslantı
>dediğimiz şey; belirli bir şeyin bilinmeyen nedenidir..." Robertson, Stead
>ve Reeves bizim gibi birer insandılar. Bizler gibi normal ama bilinmeyen
>yönleri olan insanlar. Her insan gibi... Ve siz de; bilinmeyen
>raslantılarla
>her an karşılaşabilirsiniz...
>
>
>Titanik´den sesler;
>
>
>
>Kazadan kurtulanların anıları;
>
>"Kazadan bir gece önceydi, karım başıma Titanik´in sahibi olan White Star
>Şirketi´nin ambleminin bulunduğu kepi giydirdi, güvertedeydik ve tam o anda
>gökde bir yıldız parçalara ayrılarak dağıldı. Karım bundan hiç
>hoşlanmadığını söyledi. "
>
>Kamarot Arthur Lewis
>
>"Babam heyecanlı, annem moralsizdi ve hayatımda ilk kez onun ağladığını
>gördüm. Umutsuzdu ve birşeylerin yolunda gitmediğini söylüyordu. Yedi
>yaşındaydım ve daha önce hiç hiç gemi görmemiştim. Çok büyüktü, herkes çok
>heyevanlıydı, kamaraya indik, babam anneme yatmasını ve sakinleşmesini
>söyledi ama annem bütün gece oturdu, ta ki kazaya kadar ve sadece ben
>kurtuldum. "
>
>Eva Hart
>
>"Woolston´da yaşıyorduk, okul öğleyin tatil edildi ve Titanik´in limandan
>ayrılışını görmeye götürüldük. Öğretmenimiz başımızdaydı, sonra Titanik
>yavaş yavaş iskeleden ayrılmaya başladı; bu onu son görüşümüzdü,
>Southampton
>sularında gittikçe uzaklaşıyordu. Yanımda yaşlı bir adam vardı, eliyle iyi
>şans işaretleri yaptıktan sonra başını salladı, sonra yüksek sesle hiç umut
>olmadığını söyledi."
>
>Lois Brown Jacobs
>
>Nasıl battı?
>
>Titanik nasıl battı? O kadar çok kuram var ki; bunların en yenilerinden bir
>tanesi kasıtlı batırıldığı yolunda; tabii ki sigorta parası için. Ama
>buzdağının nasıl gemiye çarptırıldığının cevabı yok, yanlız ilginç iddialar
>ortaya atılıyor. Titanik´in Kuzey Atlantik´in derinliklerinde yattığını
>hepimiz biliyoruz. Buzdağı, gemiye sancak tarafından çarpmış ve çelik
>levhaları yarmıştı. Ünlü tiyatrocu Thomas Andrews gemi batarken ön tarafta
>bulunan beş su geçirmez kamaranın birisindeydi. Çarpmanın hemen ardından
>kamaralara buzlu deniz suyu dolmaya başladı. Aslında kamaraların sadece
>birisi delinmişti ama su kolayca diğerlerine de geçti, Andrews olayın
>tanığıydı yani su geçirmez denilen kamaralar su geçiriyordu. Aynı şey su
>geçirmez denilen alt bölümlerde de oldu ve Titanik bu yüzden kolayca battı.
>Jack Thayer, Titanik´in batmadan evvel su yüzeyindeyken iki bölündüğüne
>inanıyor ve anlatıyondu ama çok kişiye göre kaza böyle olmamıştı fakat
>1985´de
>
>
>
>Dr. Robert D. Ballard, Titanik´i okyanusun dibinde iki parça olarak buldu.
>Ballard ve ekibi Titanik´in pruvasından kırıldığını belirledi çünkü yara
>alınca gerilime dayanamamış ve denizden evvel içeri dolan sert havanın
>basıncıyla ikiye bölünmüştü. Bugün iki parça birbirlerinden yarım kilometre
>uzaklıkta ayrı yönlerde duruyor.
>
>
>
>
>
>
>
>Titanik´in batış nedeni söylenceleri az değildir;
>
>* Titanik, kardeşi Olympic´le beraber sigortalanıp, ikisi de kasıtlı mı
>batırıldı?
>
>* Mürettebat ve Kaptan Smith sarhoş muydular?
>
>* Gemi subayı Murdoch, neden kendini öldürdü?
>
>* Kaptan Smith´in de intihar ettiği, telsizle gerçekten bildirilmiş miydi?
>
>* Niçin görevliler dürbünle çevreyi gözlemediler? Oysa bu yapılsaydı,
>buzdağı çok önceden görülebilirdi.
>
>* Titanik buzdağını son anda görüp dönmeye çalışırken, önce kıçından sonra
>da önünden iki defa mı yara aldı.
>
>* Su geçirmez bölmeler neden açıktı?
>
>* Söylendiği gibi Californian adlı gemi veya bilinmeyen bir diğer gemi,
>Titanik´i batarken görmesine rağmen yardıma gelmedi mi? Kurtulanlardan
>birçok kişi, bir geminin ışıklarını gördüklerine dair yeminler ediyorlardı.
>
>Bunları biliyor musunuz?
>
>* Biliyor muydunuz... Bazı yolcuların köpekleri güvertede bulunan köpek
>kulübelerindeydi. Bunlardan birisinin değeri 750 £´du ve 1912 yılında bu
>miktar çok büyük bir paraydı. Bugünkü değeri 300.000 £ olarak hesaplanıyor.
>
>* Biliyor muydunuz... İkinci Dünya Savaşı sırasında, adı "Titanic" olan bir
>propaganda filmi yapıldı. Gemide gizli olarak bulunan bir Alman subayının
>hikayesiydi.
>
>* Biliyor muydunuz... Yolcuların bazıları, gemi batmadan biraz evvel,
>jimnastikhanede bisiklete biniyorlardı.
>
>* Biliyor muydunuz... Titanik´in birinci sınıf kamaralarının ve dinlenme
>salonunun bazı pencereleri ve kepenkleri, İngiltere Alnwick´de bulunan
>White
>Swan Oteli´nden alınmıştı.
>
>* Biliyor muydunuz... Titanik´den kurtulan gemi subaylarının ve
>mürettebatın
>hiçbirisi yaşamlarının kalanında mesleklerini sürdürmelerine rağmen asla
>kaptan olamadılar.
>
>* Biliyor muydunuz... Titanik, Southampton´dan ayrıldıktan hemen sonra
>kömür
>depolarında yangın çıkmış ve söndürülmüştü.
>
>* Biliyor muydunuz... Kurtulanlardan birisi olan gemi subayı Murdoch, gemi
>batmadan evvel intihar etti, aslında elindeki tabancayla kalabalığın
>filikalara hücüm etmelerini engellemekle görevliydi.
>
>* Biliyor muydunuz... Gemi batmaya başladıktan sonra uzaklaşan ilk
>cankurtaran filikasında sadece 28 kişi vardı, oysa filika 64 kişilikti.
>
>* Biliyor muydunuz... Titanik limandan ayrılmadan evvel demirlerini
>alırken,
>çıpaların birisi yakınındaki bir geminin iplerine takıldı ve neredeyse onu
>batırıyordu ve geminin adı Titanik´in asla göremeyeceği limanın adıydı;
>"New
>York"
>
>
>
>
>* Biliyor muydunuz... Faciadan hemen sonra, New York´da bir söylenti
>yayıldı; Titanik´in batış nedeni bulunmuştu çünkü kargonun konulduğu yerin
>gizli bir bölmesinde demir kafesli bir sandığın içinde bir lahit vardı.
>Lahit ve içindeki Mısır kralının mumyası, ABD´de gizlice satılmak üzere
>eski
>eser kaçakçıları tarafından gemiye yüklenmişti. Mısır inançlarına göre bu
>hırsızlık, tanrılara karşı bir hakaretti ve Anubis´in kudreti buna izin
>vermezdi. Tanrılar Titanik´i batırdı ve mumya denizin dibini boyladı.
>Belki... İki yıl sonra, söylenti yine başladı ama bu kez farklıydı; mumya
>batmadan evvel kaçırılmıştı yani gemide bulunan kaçakçılar veya kaçakçı
>gemicilere rüşvet vererek, mumyayı ambardan çıkarttırmış ve bir filikaya
>yükletmişti. Ve şirketin subaylarından birisi bu öyküyü onaylıyordu. Sonra
>kaçakçı rüşvet vermeye devam ederek, mumyayı Carpathia gemisine yüklemeyi
>de
>başararak, New York´a getirdi. Ama şansı orada sona erdi, satış yapılamadı,
>kimse mumyayı almıyordu. Kaçakçılar mumyayı geri götürmeye karar vererek,
>bu
>kez Empress Of Ireland adlı gemiye yüklediler ve Empress Of Ireland´da
>battı
>ama mumya yine kurtarıldı ve Ameriya´ya geri döndü. Sonuncu kez yine bir
>gemiye yüklenerek, yola çıkarıldı ama kader kararından dönmüyordu. Üçüncü
>gemi de torpillenerek batırıldı. Geminin adı Lusitania´idi. Kimliği
>bilinmeyen gizemli firavun sonunda huzura kavuşmuştu.
>
>* Biliyor muydunuz... Titanik mitleri neredeyse sonsuzdur. Örneğin Kaptan
>Smith´in bir bebeği kurtararak, bir filikaya kadar yüzerek götürdüğü ve
>sonra yine yüzerek geriye döndüğü ve gemiyle beraber battığı anlatılır.
>Weekly World News gazetesine göre olay gerçektir. Titanik´de bulunan
>altınların ve mücevherlerin miktarı bilinmiyor zaten kargo kesin olarak
>belgelenmemişti; ama gemide kesin olarak bulunan Ömer Hayyam´ın el yazması
>mücevher işli "Rubaiyat"ı büyük kayıptı. Kargo listesinde, bir de yeni
>Renault otomobil vardı,
>
>
>Kim uğursuzdu?
>
>
>
>İki gazeteci olan John Eaton ve Charles Haas´a göre, mumyanın kaderini
>paylaşan gerçek birisinden söz ediyorlar; adı Frank "Lucky-şanslı" Tower.
>Tower, belki de gezegenin en uğursuz denizcisiydi. İlk önce Titanik´de
>ateşçiydi, kazadan yüzerek kurtulmuş ve ölümü atlatmıştı sonra o da Empress
>of Ireland´ın mürettebatına katıldı ve o da battı, Tower bu kez çok zor
>kurtulmuştu. En son işini bulduğunda mutluydu ama bu uzun sürmedi,
>Lusitania´da iş bulmuştu, gemi ayaklarının altında sulara gömülürken Tower
>haykırıyordu; "Şimdi zamanı geldi mi?" Bu öykü iki gazeteci tarafından
>anlatılmasına ve Ripley´in ünlü "İster inan, ister inanma" külliyatında yer
>almasına rağmen, tarihçiler tarafından onaylanmadı; tarihçiler üç geminin
>mürettebat listesinde bu isimde birisinin bulunmadığını söylüyorlardı.
>Ripley ise, gemicinin adının farklı olduğunu söylerek, işin içinden
>sıyrıldı; peki üç gemide de aynı isimli biri var mıydı? Evet, bir değil,
>birkaç kişi vardı ama bunların aynı kişiler olup olmadığı asla
>anlaşılamadı.
>Fakat bunlardan birisinin öyküsü kesin gerçekti; Aslında Titanik´in
>kamarotlardan Violet Jessup, White Star Gemi Şirketi´nin gerçekten de
>lanetli kişisidir. Genç kadın, önce şirketin Olympic gemisindeydi, geminin
>Hawke şilebiyle çarpışıp batmasından kurtuldu, sonra Titanik´de de hemşire
>asistanı olarak görevlendirildi ve yine kurtuldu. Violet, Şirketin üçüncü
>gemisi olan Britannic´de görevini yaparken son yolculuğuna çıkmıştı.
>Violet´in kaderi White Star Şirketi´nin gemileriyle aynıydı...
>

Logged

yalnızlık ömrüm boyunca tanımadığım bir yabancıydı
onunla şimdilerde beraber uyanıyoruz
her yeni güne iki yalnız, şarkılar yazıyoruz, yorgunuz
____________
___

Emeklemekle başlar hayatın yolları
Ayak nasır tutar madalyon çift taraflı
Naçizane ben ozan dizelerim sızı
Hangi birimiz yaşadı tek taraflı
Sorma gitsin
Yokuşlarım nefes kesselerde ben yolumda
Sersefil çakıl taşı modunda direnir oldum
Sebepsiz arbedemdin dilimde küfre döndün
Özürlerimdin bugüne kabulsüz bir teklif oldun

time12 Mayıs 2007, 13:56:32 #1
Melis
Fenerbahçeli Üye
*

Rep Puanı : 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1397


Ben yagmur yüklü bir bulutum kime çarpsam ağlarim.


Üyelik Bilgileri

paylaşim için TeşekkürLer
Logged


уαя вєη єттιм ѕєη∂є нєℓαℓ єт нαккıηı
вιя кєяє ѕєνєя ιηѕαη вєη ѕєη∂є ∂єηє∂ιм şαηѕıмı
нιç мєяαк єтмє ѕση güηє ∂єк ѕєηιηℓє вυ уüяєк ѕєη вιℓмєѕєη∂є уєяιηє кιмѕєуι ѕєνмιує¢єк...

Yaşam; önce sınava sokar, sonra dersini verir
Sınavları geçer miyiz? Belli değil
Ders alır mıyız? O da belli değil
Durdu

time17 Mayıs 2007, 23:08:29 #2
ipek
Prenses
*

Rep Puanı : 4000
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 18958


...PaSaKLı ŞiRiNe...


Üyelik Bilgileri WWW

filmi süperdi o gün yazılı vardı filmi izlicem diee ogn 11.30 kalk yazılıyı kaçır hocada 0 bass hiç unutmam ama filmi mi okulu mu???   Cheesy Cheesy Cheesy
Logged

seni şimdi sefemem :askim: çünki $eee... rolleyes eee... dersim vay :T:                                        
ama..................
çiko aLırsan bijiLer yababiLirim... :$
..............Hayat boŞ! EqLeN coŞ! :oley:
________________________________________________
“Yaşam geriye bakarak anlaşılır, ileriye bakarak yaşanır.”

--------------------------------------------------------------------------------------

time18 Mayıs 2007, 15:27:13 #3
Soul_Reaver
Forum Ustasi
*******

Rep Puanı : 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2623


Veremem Sana Acimi,Kirlenir Dünya...

serhatdinc_88@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta

 Cheesy Cheesy  paylasim icin cok tskkrler...ama titanic 2 koptm glmekten yaa  Cheesy Cheesy Grin Grin
Logged


Bu veda da, Kan yok.Özür yok.Çünkü pişmanlığa boğuldum in tane yalanın gerçeğinden..O yüzden bırak merhamet gelsin ve temizlesin.Ne yaptım ben?Kendimle yüzleşeceğim.Dönüştüğüm şeyin üstünü karalamak için,Kendimi silmek.Ve yaptığım şeyden kurtulmak için..

time21 Mayıs 2007, 23:39:20 #4
1Turk
Forum Kıdemlısı
*****

Rep Puanı : 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1280


1Turk Dünyaya Bedel..


Üyelik Bilgileri E-Posta

TeşekkürLer,eline sağlık
Logged





time11 Haziran 2007, 21:20:11 #5
LeTHaL
Beşiktaşlı Üye
*

Rep Puanı : 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1192



Üyelik Bilgileri

paylaşımın için TeşekkürLer  Cool
Logged


time03 Temmuz 2007, 13:31:13 #6
KAJMERAN
OnursaL Üye
*

Rep Puanı : 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1366


mctsturko@hotmail.com apocalypse yok
Üyelik Bilgileri WWW E-Posta

Paylaşım için Thank You Smiley ß.
Logged


time09 Temmuz 2007, 20:58:35 #7
didem_bjk
Forum Ustasi
*******

Rep Puanı : 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3821



Üyelik Bilgileri

tşkrler
Logged

time05 Temmuz 2008, 15:39:02 #8
FuNDa_
Forum Kıdemlısı
*****

Rep Puanı : 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 374


Biraz kırıldım biraz gücendim inan hiç vazgeçmedim


Üyelik Bilgileri

paylaşimin için teşekkür ederim.
Logged

Bu sabah yerini kimler almış diye düşündüm kalktığımda
Hiç biri seni hiç biri beni hiç biri bizi anlamamış
Bu sabaah telefonu hiç açmadım çaldı durdu aldırmadım
Hiç birşey seni seni düşünmemi engellemez ben anladım bu sabah..
Gül ki sevgilim gül ki gözlerin solmasın sakın aşk çiceğim
Gel biraz bana gel biraz daha arşa çıksın nağmalerim..
Bu sabah adını boş kağıtlara yazdım asdım duvarlara
Ben bir tek seni eski günleri istedim canım anlasana
Bu sabah yatağımın boş kısmını resimlerinle süsledim
Gördün halimi anla derdimi ne olur dön çok özledim bu sabaah..
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: